HIZIR DERYADA, ERDİM MURADA

Türkiye'de 6 Mayıs (5 Mayıs Gecesi) tarihinde kutlanan Hıdrellez Bayramı,  Hıristiyanlarca da baharın ve doğanın uyanmasının ilk günü olarak kabul edilir. Bugünü Ortodokslar Aya YorgiKatolikler St. Georges Günü olarak kutlamaktadırlar.

     Bugünün tarihsel kökleri İbranilere, Mısıra, Mezopotamya’ya, Antik Ege uygarlıklarına, Hititlilere, Perslere yani pek çok antik kültüre dayandırılabilir. İslami bir figür gibi görünen Hızır aslında, kültürlerarası bir figürdür. Arapçada ‘al-hazar’,yeşili yani baharı ve canlanan doğayı niteleyen bir sıfattır. Her yerde hazır ve nazır olan Hızır, her şeyi gören, her sıkışanın derdine yetişebilen bir uludur. Muhtaçlara yardım eden, açları doyuran, hastaları iyi eden, bolluk ve bereket getiren, zulüm görene elini uzatan bir uludur. Hıdrellez’in bir diğer ulusu İlyas ise hayvanların koruyucusu ve denizde başı dara düşenlerin yardımcısıdır. Bu iki ulu "ab-ı hayat" içerek ölümsüzlüğe ulaşmışlardır. Hızır ve İlyas her yılın beş mayısını altısına bağlayan gece bir gül ağacı dibinde buluşup doğanın yeniden canlanmasını, baharın gelmesini sağlarlar. Genellikle inanılan rivayet ise şöyledir:

‘’Dünya hükümdarı Zulkarneyn (çift boynuzlu-bu hükümdarın İskender olduğu düşünülmektedir), ölümden çok korkar. Bu korku onu, yaşam suyunu (ab-ı hayat) bulma sevdasına düşürür. Bu suyu nasıl bulabileceğini âlimlere sorar. Âlimlerin bazılar bir isim verir, bazılarıysa yer söyler. Genelde hepsinin ortak olarak söylediği isim Hızır Peygamber olur. Hem inançlı, hem güvenilir olması sebebiyle bu suyu sadece onun bulabileceğine sultan inandırılır. Hz. Hızır bu teklifi kabul eder ve yanında yardım etmesi için kardeşi Hz. İlyas da görevlendirilir. Atları, azıkları hazırlanan bu mübarek iki insan dağları, denizleri aşar, Kaf dağını geçer ve 6 ay gece 6 ay gündüz yaşanan bir yere gelirler. Karanlıklar (zulumat) ülkesi olarak bilinen bir yerde konaklarlar; atlarını dinlendirirler; azıklarını yerler. O sırada yanlarında getirdikleri kurutulmuş balığı suya düşürürler. Balık birden canlanıp kaçıp gidince ki kardeş ab-ı hayatı bulduklarını anlarlar ve hemen sudan içerler. İçince Hak Teâlâ tarafından ölümsüz olurlar. İşte onların ölümsüzlüğe karıştığı bu günde Allah bu iki peygamberi yeryüzüne gönderip insanlara yardım etmesi için görevlendirmiştir. Hz. Hızır kalbi temiz, Allah'a inanan insanlara yardım eder. Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar. Dertlilere derman, hastalara şifa verir. Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini, insanların kuvvetlenmesini sağlar. İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder. ‘’

Kur’an-ı Kerim de Kehf suresi 65 – 82 ayetleri Hz. Musa ile bir gencin kıssası yer alır. Kehf Suresi'de dâhil olmak üzere hiçbir yerde Hızır ismi geçmemektedir ancak çeşitli hadislerde bu şekilde anılmaktadır.Olayın yaşandığı yer için "iki denizin birleştiği yer" denilmektedir. Uzun bir yolculuk yapan Musa ile yanındaki gencin beraberlerinde, yemek için getirdikleri balığın kaçması ile başlayan

 olay sonrasında,
‘’Böylece katımızdan, kendisine rahmet verdiğimiz ve ledun (gizli) ilmimizden öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul buldular.’’  (Kehf 65)    denilerek Hızır olarak atfedilenden bahsedilir. 

Tefsire baktığımızda 65. ayette işaret edilenin Hz. Hızır olduğu söylenmektedir. 
‘’Onlar, Allah tarafından kendisine Allah'ın katındaki gizli ilimden öğretilen Hz. Hızır'ı buluyorlar. Hz. Hızır, orada onları bekliyordu.’’

Yaşam suyunu içerek ölümsüzleşen Hızır; Uğur ve Kısmet sembolüdür.

 

Bugün, farklı kültürlerde farklı ve eğlenceli geleneklerle kutlanır. Hıdrellezden önceki gün bahar temizliği yapılır, tüm evler dip köşe temizlenir. Gelinlik kızların başında kilit açılır. Hızır dilekleri yerine getirsin diye dileklerin yazıldığı kâğıtlar gül dallarına asılır; denize bırakılır. Hızır elini sürüp bereket bolluk bıraksın diye cüzdanlar açık şekilde evlerin camları önüne konur. Genellikle doğaya çıkılır; piknik yapılır. Baharın getirdiği taze ve doğal yiyeceklerin yanında Hızır’ın "s" harfiyle başlayan yiyecekleri sevdiğine duyulan inanç nedeniyle bu harfle başlayan yemekler yapılır. Bazı yörelerde, sevenler sarılsın ve ambarlar tahılla dolsun diye bulgurlu sarmalar yapılır. Hıdrellez günü un elemek uğursuzluk getirdiğinden börek, çörek gibi yiyecekler bayramdan bir gün önce yapılır. Dersim bölgesinde Hızır inancı çok önemli bir yer tuttuğundan, 'Hızır lokması' yapılır. Bayram gecesi sütlere maya katılmaz; ertesi gün o süt kesilmişse Hızır’ın o eve uğradığı ve parmağını süte daldırdığına dolayısıyla da tüm yıl boyunca o evden bolluğun, bereketin eksik olmayacağına inanılır. "Hızır hakkı" için kurban kesilir.


Sizler de isterseniz bu özel günde niyetlerinizi, dileklerinizi yazıp, resmedip;

** İsterseniz ‘’Attım Suya, Su Götürsün Mevla’ya’’ diyerek suya bırakın…

** İsterseniz ‘’Hızır uğrasın, bereketi katlayıp yollasın; Hızır Deryada, Erdim Murada’’ diyerek gülün toprağına gömün… 

BOLLUK, BEREKET, ŞANS ve TÜM GÜZELLİKLER HAYR YOLUNDA SİZLERLE OLSUN…

SEVGİyle…

 

 

 

AZİZE Yasemin Paşalıgil

Kişisel ve Ruhsal Gelişim Danışmanı

 

Paylaş