KARAR SİZİN

Sabah uyandığınızda ilk yaptığınız nedir?

     Yatakta oturmak, gördüğünüz rüyanın devamını merak edip yeniden yatmak, banyoya koşmak, eşinize sarılmak, pencereye koşup açmak, temiz havayı içinize çekmek, bugünü yaşama fırsatı verdiği için yaratana şükretmek, güzel ve iyi olanı dilemek…

     Aziz de şöyle yaptığını söylüyordu: “Her sabah uyanıyor, aynaya bakıyor ve bugün iki seçme şansın var:  neşeli ya da neşesiz olmaktan birini seçebilirsin diyorum. Ben neşeli olmayı tercih ediyorum. Hoş olmayan bir durumla karşılaştığım her defasında, kendimi bir kurban gibi kabul edebilir veya deneyim kazanabilirim. Ben öğrenmeyi tercih ediyorum.”

     Aziz herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, hep söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima “daha iyisi olamaz!” diye cevap veriyordu.
Birçok kez işini değiştirdi ve birlikte çalışanların çoğu onu takip ettiler. Onun peşinden gitmelerinin nedeni davranışlarıydı. Eğer yanında çalışanlardan birinin bir problemi varsa, Aziz ona, bu durumun pozitif yönünü göstermek üzere hemen oradaydı.

Sürekli her durumda, her olayda olumlu bir yan bulmayı başaran Aziz’e hayran olan Mete bir gün merakla bunu nasıl başardığını sordu.

Aziz: “Ne zaman biri şikâyete gelse, eleştirisini dinleyebilirim ya da ona yaşamın pozitif yönünü gösterebilirim. Ben ona yaşamın pozitif yönünü göstermeyi tercih ediyorumHayatta her şey bir tercih meselesidir. Basite indirgersek, her durum bir tercih olarak ele alınabilir. Her durum karsısında nasıl bir yol izleyeceğini seçersin. Diğerleri seni etkilediğinde, nasıl bir tavır takınacağını seçersin. Neşeli veya neşesiz olmayı seçersin. Özet olarak, yaşamını nasıl sürdüreceğini seçersin’’ diyerek açıklama yaptı.

     Mete o günden sonra, her seçim yapmak durumunda kaldığında Aziz’in bu sözlerini hatırladı. Yıllarca görüşemeyen iki arkadaşın yolu Mete’nin Aziz ile ilgili bir haber alması sonucu yeniden kesişti.

     Aziz, bir sabah firmasını soymak için gelen silahlı üç hırsız ile karşı karşıya kaldı. Korkudan titreyen Aziz’in, kasasını açmaya çalışırken eli kaydı. Paniğe kapılan hırsızlar da ona ateş ettiler. Yaralanan Aziz acil servise götürüldü ve sekiz saatlik bir ameliyat sonrası haftalar süren yoğun bakımda kaldı. Sağlığına yeniden kavuşma arzusu ve çabası sonucu Aziz, vücudundaki birkaç mermi parçası ile hastaneden çıktı.

 Mete, Aziz’le ilgili bu haberi aldığında onu görmeye gitti. Mete’nin ‘’Nasıl oldun?’’ sorusuna Aziz her zamanki gibi  “daha iyisi olamaz!” diye cevap vererek başından geçenleri anlattı:

 “Yaralandığımda yere düştüm. İki seçeneğim olduğunu hatırladım; yaşayabilir veya ölebilirdim. Ben yaşamayı seçtim. Hekimler harikuladeydi. Bana hep her şeyin iyi gittiğini söylediler. Bununla birlikte beni ameliyathaneye götürdüklerinde, yüzlerindeki ifadeyi gördüğüm zaman gerçekten korktum. Yüzlerindeki ifadeden sanki “bu adam ölü” gibi okuyordum. O anda bir karar almak mecburiyetinde olduğumu hissettim. Doktorlardan biri herhangi bir şeye alerjim olup olmadığını bana sorduğunda “evet, mermilere karşı” diye cevap verdim. Gülmeye başladıklarında ise onlara “ben yaşamayı seçiyorum, beni bir canlı gibi ameliyat ediniz, ölüymüşüm gibi değil!” dedim.


Aziz hem doktorların hem de şaşırtıcı davranışı sayesinde sağlığına kavuştu. Her gün dolu dolu yaşamayıveya tersini tercih etmek zorunda olduğumuzu öğrendi. Sonuçta önemli olan takınılan tavırdı.

………….

Evet, bu anlamlı hikâyeden de açıkça görülen şu ki; 
Sonuç olarak her şeyde;
Nasıl olursan ol,
Nasıl hissedersen hisset,
Diğerleri seni nasıl görürlerse görsünler,
Nasıl yaşarsan yaşa
Kararı sen vereceksin.

Şimdi soruyorum:  Sabah uyandığınızda neşeyi mi neşesizliği mi seçeceksiniz? KARAR SİZİN!

Her ne için karar verecek olursanız olun, seçimleriniz sizleri her zaman mutlu kılsın!

SEVGİyle…

 

 

 

AZİZE Yasemin Paşalıgil

Kişisel ve Ruhsal Gelişim Danışmanı

Paylaş