BEDENİME DOKUNMA

Türkiye’nin önemli sorunlarından birinden bahsetmek istiyorum. Bu yazıyı okuyan anne ve babaların gerekli tedbirleri almalarını özenle rica ediyorum.

Konumuz; Cinsel istismara uğrayan çocuklar!

     ESOGÜ Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Saniye Tülin Fidan’ın yaptığı açıklamaya göre, çocuklara uygulanan cinsel istismar en çok Eskişehir’de meydana gelmiş!!!

     Anneler-babalar gözlerinizi dört açın! 2013 yılında 262 cinsel istismar vakası görülmüş; 2014 yılının ilk 3 aylık vaka sayısı 45!!! Üstelik bunlar söylenen, açıklanan durumlar. Ya ailesine başına gelenleri açıklayamayan, söylemeye korkan çocukların varlığını düşünürsek. KORKUNÇ!

Fidan’ın açıklamasına göre;

*Cinsel İstismara uğrayanların yüzde 85'i kız çocukları ve yaş ortalamaları 11-17 

*Cinsel İstismara uğrayan çocukların yüzde 60'ı ise 8 ila 15 yaş arasındaki çocuklar

*Bunların yüzde 50'si ise kent merkezinde yaşanmış

*Çocukların yüzde 65'i istismarcıyı daha önceden tanıyor. Yani istismarcılar yakın çevresindeki kişilerden oluyor.

     TUİK verilerine göre, en fazla yüksekokul ve fakülte mezunu olan il % 17.87’lik oran ile Ankara. İkinciliği Eskişehir izliyor. Peki, okuma oranı bu kadar yüksek olan şehrimizde çocuk cinsel istismarının ilk sırada yer alması çirkinliğin, insafsızlığın, şerefsizliğin liste başı değil midir?

Vurgulamak istediğim, hangi ülke, hangi şehirde olursa olsun özellikle çocuklara cinsel istismar yapan her bireyin okumuşluk seviyesi bir gösterge değildir. HER OKUYAN ADAM OLMUYOR.

Burada nefs, Allah sevgisi, iman, inanç, din, ahlak, İNSANLIK devreye girmektedir. ÖNCE İNSAN OLMAK LAZIM…

Çocuklara Cinsel İstismar yapan kişiler;

-Kendine dokunması için çocuğu zorlayabilir;

-Çocuğun dokunulmasını istemediği yerlerine dokunabilir;

-Çocuğu pornografik malzemeye veya davranışlara maruz bırakabilir.

 

     Çocuklarınızı bilgilendirin. Yukarıda saydığım olası durumları anlatın. Durumun yanlış olduğunu ve çocuğun vücudunun,  bedeninin kendisine ait olduğunu söyleyin. 20 cm lik özel (mahrem) alanımıza kim girebilir, kim dokunabilir bu sınırları anlatın. Bedenimizle ilgili korumamız gereken haklarımız olduğunu söyleyin. İzinsiz kimsenin ona dokunamayacağını, yabancıların temas edemeyeceğini, bunu yapmanın suç olduğunu anlatın. Siz çocuklarınıza ebeveyn olarak anlatıp öğretmezseniz, onlara yaklaşan bireylerin isteklerini normal karşılayabilir ya da korkabilir ve söylemeyebilirler. İşte o zaman durum daha vahim bir hal alır. Böyle bir eyleme maruz kaldığı zaman çocukların ailelerine korkmadan söylemesi ve derhal suç duyurusunda bulunulması gerektiğini öğretin.  Elbette ki böyle bir durumda önemli olanın çocuğun beden ve ruh sağlığı açısından incinmeden, çok özenli davranılması gerektiğinin altını çizmek isterim.

     Türkiye’de yaşanmış hafızalarımızdan silinmeyecek haberler var. Bunları tek tek hatırlatmayacağım. Zira benim söylemek istediğim şey, ailelerin çocuklarını gözetmeleri, cinselliği anlatmaları, yabancı insanların kendilerine verebilecekleri zararlar konusunda uyarmaları. Özellikle küçük yaşlarda cinsel istismara uğramamaları için annelerin bilinçli bir şekilde hareket etmesi gerekiyor.

Cinsel istismarda EN BÜYÜK TEHLİKE: Akrabalar, Tanıdık İnsanlar, Ailenin Sosyal Çevresidir.

Cinselliği konuşmak, öğretmek ayıp değil; asıl ayıp çıkan bu sonuçlardır!!!

 

 

 

AZİZE Yasemin Paşalıgil

Kişisel ve Ruhsal Gelişim Danışmanı

Paylaş