YARATILAN GÜZEL ESER: KADIN

Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü.

     Anne olup evlatlarına emek veren, iş kadını olup işine emek veren, çalışıp evine ekmek götüren emekçi kadınlarımızın günü. Hayatla tek başına mücadele etmek durumunda kalmış, şehit eşinin ardından babasız çocuklarını büyüten, tarlada - bağda çalışıp toprağa hayat veren, eğitmen olup yeni nesillerin  bilgiyle yoğrulmalarını sağlayan, evinde yemekler yapıp satan ekonomiye katkı sağlayan   kadınların günü.

HER NE YAPIYORSA, ONUN İÇİN EMEK HARCAYAN, UĞRAŞAN, ÇALIŞAN  KADINLARIN GÜNÜ.

 

     Birkaç gün önce ‘’Ünlüler, susturulmuş ve sindirilmiş kadınları simgeleyen kafes içinde poz verdi’’ başlıklı  bir haber okudum. Bu ünlüleri neye göre belirlediklerini merak ettim aslında. Emel Acar, Yasemin Özilhan, Işıl Recber ilk dikkatimi çeken isimlerden birkaçı. Bu fotoğraflarla amaçladıkları şuymuş: ‘’Tüm Türkiye’de kadın sorunlarına karşı, çözüm odaklı toplumsal bilinç edinmeyi ve bireysel çarelerden çok kolektif çabalarla çözüme ulaşılabileceği bilincini yaygınlaştırmayı ve bu bilinci kamuoyuyla paylaşmak.’’ Kaç kişi bu amacı okuyunca anladı acaba? Gelelim katılımcılara; bazı katılan ünlüleri tenzih ediyorum lakin pek çok katılan isim ünlü olabilirler ama emekçi oldukları şüphe götürür. Eşinin ya da kayınpederinin ismiyle biryere gelen isimlerin kafesin içine girerek sözde susturulmuş kadınların dramını anlatan pozlar vermesi çok da inandırıcı gelmedi. Böyle kalıcı çözüm üretilemez!!! Medyanın abarttığı böyle haberlere çok itibar edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle bir köşede başarılı  işler yapmış ama medyaya kendini gösterememiş Türkiye’nin değerlerinin öne çıkarılması asıl haberciliktir.


     Türkiye’nin pek çok kentinde  çok güzel işler başaran, rol model olan, Türkiye ekonomisine katkı sağlayan, istihdam yaratan pek çok başarılı iş kadını var. Seslerinin duyurulması, kendilerini anlatmalarının fırsatlarının yaratılması gerekiyor ki; yaptıkları güzellikleri herkes duysun. Böyle basit medya haberleriyle kadının değeri anlaşılmaz. Gerçekten emek vereni öne çıkarmak gerekir. Zaten ülkemizde kadınların iş hayatlarında  kendilerini göstermeleri, erkeklere oranla daha uzun zaman alıyor.

Kadınlarımızın da sadece anne ve eş olarak kalmayıp,  eğitimlerini tamamlamaları, daha cesaretli olmaları, yeni fikirler üretmeleri, yüksek özgüven geliştirmeleri, garanticilikten biraz kurtulup risk alıp, atılımcı ruhlarını öne çıkarmaları gerekiyor.

     Türkiye’nin en büyük yatak ihracatçısı konumunda bulunan, 5 kıtada 58 ülkeye ihracat yapan BRN Yatakları’nın kurucu ve yötecisinin KADIN olduğunu kaç kişi biliyor? Avrupa En İyi 10 girişimcisi Ruban D Honor - Onur Ödülü sahibi de olan BRN Yataklarının sahibi Berna İlter, Türkiye için örnek bir girişimci, rol modeldir. Şimdi soruyorum, kimin önde olması, medyada basında yer alması, rol model olması gerekir: Emek vermeden, eşinin üzerinden, kayınpederinin işleri, gücü üzerinden rant sağlayan bazı kadınların mı? Yoksa taşa, toprağa, una, süte, pamuğa, ahşaba, metale vs. dokunup ondan yep yeni şeyler üreten, uğraşan, çabalayan, hangi iş kolunda olursa olsun bir katma değer sağlayan kadın mı? 

     Haberde ilgimi çeken bir başka yer ise; Genç Kız Sığınma Evi’nde kalan kadınların da objektif karşısına geçtiği bilgisiydi. Bu kadınlar eşlerinden, babalarından, abilerinden kaçarak buraya sığınmıyorlar mı? Neden bir de onların fotoğrafları çekilip teşhir ediliyor? Hadi diyelim yüzlerini çekmediler, o zaman arkadan saçlarının fotoğrafını çekmenin ne mantığı olur? Bu ilginç fotoğraf çekimlerinden oluşan projeden elde edilen gelir sığınma evlerinin potansiyellerinin arttırılmasında kullanılacakmış: Ben bu projenin hiç bir noktasında mantık bulamadım. Bulan varsa açıklasın.

 

Bunca sözün ardından tek söyleyeceğim şey; 8 Mart Kadınlar Günü değil, Dünya Emekçi Kadınlar Günü’dür!!!

 

SEVGİyle…

 

 

AZİZE Yasemin Paşalıgil

Kişisel ve Ruhsal Gelişim Danışmanı

 

Paylaş