AFFET (!)

Geleceğinizi güzelleştirmek için kendinize bir iyilik yapın.

Affedin.

 

Herkes hayatında birilerinin sebep olduğu, kırgınlıklar, üzüntüler, acılar yaşamıştır ve nefretle dolmuştur yürekleri.

 

Babanız içip içip dövmüştür sizi,

Anneniz ne istiyorsunuz diye kumardan başını kaldırıp bakmamıştır,

Eski sevgiliniz acıta acıta üzerinize gül koklamıştır,

Proje için gecenizi gündüzünüze katarsınız; iş arkadaşınız yalakalığıyla bayrağı kapıp koşar patronun yanından,

Gözlerinizin içine bakıla bakıla,  kardeşiniz hep en sevilen, kollanan olmuştur,

Sokakta misket oynarken, her seferinde karşınıza geçip dondurmasını afiyetle yer zengin züppe oğlan…

 

Hep haksızlıklara uğrarız; unutamayız yaşadıklarımızı; affedemeyiz onları… Bir sinema filminde, simitçinin sesinde, bir çocuğun gözünde hatırlarız o anları. Yeniden kanar yaralarımız; gözlerimiz dolar; takılır kalır boğazımızda düğümler…

 

Yaşanılanları kesip atmadığımız sürece tekrar tekrar yaşarız; yüreğimizi acıtmasına her defasında izin veririz. Duygularımız yönetir bizi. Sürekli içimizde patlamaya hazır bir bombayla dolaşırız. Bir kere bulaşmıştır bu hastalık bedenimize; öfke nöbetleri ruhumuzu alıkoyar durmadan. Kin ve nefret bulutları dolaşır sürekli tepemizde. Bu halde yaşamını sürdürmek ise insanı mutsuz eder. Mutsuz insan kendine dar ettiği dünyanın içine mıknatıs gibi çeker etrafındaki insanları da.

 

Bunlardan kurtulmak için bir yol var elbet: Affet-mek

 

İnanın bu affedebilme gücü hepinizin içinde var. Bu, Yaratanın bir parçası ve onu kullanmanız için sizi bekliyor.

Unutmayın ki her ne yaşadıysanız, her kim ne yaşattıysa; o kişiyi derinden affettiğinizde huzur kapınızı çalacak.

Hayır hayır yanlış anlaşılmasın.

Affederek siz ‘’O’’ kişinin yapmış olduğu haksızlıkları, yaşattığı mutsuzlukları, verdiği acıları yok saymıyorsunuz;  O kişiyi de haklı duruma sokmuyorsunuz.

Affederek kendinizi hafifletiyorsunuz ve yüreğinizdeki zehri akıtmış oluyorsunuz. Yaşamınızdaki yüklerden kurtulduğunuzda yenilikler ve güzellikler kuşların kanatlarında gelir avuçlarınıza.

Goethe ‘’Hiç kimse, affettiği zaman olduğu kadar yükselemez.’’  der.

 İşte ruhunuzun aydınlanmasıdır bu.
Affetmek olgunlaşmaktır.

Affederek olgunlaşmak, ham meyvenin tadından yenmez hale dönüşmesi gibidir.J

 

Affetmek, hemen kolayca ‘yapın’ demekle olacak bir olgu değildir elbet; zaman alabilir. İç savaşınızda galip gelmeniz için çaba sarf etmek ve öncelikle bunu istemeniz gerekir. Bu sizin seçiminiz.

 

Yine de ;

Yüreğinizdeki ağırlığı bırakın.

Affederek özgürleşin:

 

Bir lise öğretmeni derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:

"Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?"

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler.

"O zaman, bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin". Öğrenciler kabul ederler. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz."

Öğrenciler, bu işten pek bir şey anlamamışlardır, ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:

"Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun."

Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine ‘Peki şimdi ne olacak?’ der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:

"Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde, hep yanınızda olacaklar."

Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikâyete başlarlar:

"Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor."

"Hocam, patatesler kokmaya başladı. İnsanlar tuhaf bakıyorlar bana artık.”

"Hem sıkıldık, hem yorulduk?"

 Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:

 

"Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkûm ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, hâlbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir."

 

 

AZİZE Yasemin Paşalıgil

Kişisel ve Ruhsal Gelişim Danışmanı

 

 

 

AzizeYasemin Paşalıgil ile ''AFFEDEREK ÖZGÜRLEŞMEK'' uygulamalı seansına katılmak için randevu alabilirsiniz:

Tel:0 553 438 8828 

Mail: azize@aypdanismanlik.com

 

Paylaş