ÇOCUĞUN İÇ DÜNYASI DÜZELMEDEN DIŞ DÜNYASI YEŞEREMEZ. ÇÜNKÜ İÇERDE NE VARSA DIŞARI O SIZAR…

  • Tanımayanlar için kendini kısacık tanıtır mısın?

 

Azize Yasemin Paşalıgil; 1976 Eskişehir doğumluyum. Bir kız annesiyim. AYP Danışmanlık Kişisel Gelişim Merkezi’nin kurucusu; Spiritüel Yaşam ve Öğrenci Koçuyum. Bilinçaltı Sezgisel Eğitmenliği; Bireysel ve Kurumsal Danışmanlık yapıyorum.

 

  • Öğrenci koçu nedir? Amacı nedir?

 

Öğrenci koçları, öğrencinin kendine uygun hedefler seçmesine;  etkin ve yeterli çalışma düzenini öğrenmesine; önceliklerini, yeteneklerini, becerilerini fark edip bunları kullanarak hedeflerini belirlemesine, güçlü yönlerini açığa çıkartmasına, doğru iletişim kurmasına ve kendine güvenini geliştirmesine yardımcı olan; böylelikle hem okul hem sosyal hayatında başarılı olmasına destek veren uzman kişilerdir. Öğrenci koçu, öğrencisini hedefleri doğrultusunda yönlendirir, motive eder ve onun bu süreç içinde yaşadığı zorluklarla baş etme becerisi kazanmasını sağlar. Bilişsel, duyuşsal, ruhsal ve zihinsel anlamda kendilerini tanımalarını sağlar.

 

  • Öğrenciye ne gibi yararı vardır?

 

Öğrenciler yaratıcılığını, yeteneklerini keşfeder; daha düzenli ve disiplinli çalışmayı öğrenir, akademik ve sosyal başarısı yükselir. Duygusal, zihinsel ve ruhsal gelişimleri desteklenir. İçsel kaynaklarına ulaşmayı öğrenirler; sorumluluk duygusu, iç disiplin ve özgüven geliştirirler. Motivasyonları artar. Strateji belirleme ve sonuçlandırma becerisi kazanırlar. Çözüm üretme, problem çözme yetenekleri gelişir. Stres, baskı, endişe, panik yaşamadan da sonuca odaklanmayı öğrenirler. Karar verme, uygulama, hedef belirleme, odaklanma, istikrarlı ilerleme becerileri geliştirirler.

 

 

  • Her öğrencinin koçu olur mu?

 

Geleceğini planlamak; hedeflerine gideceği yolda rehberlik almak, yaşadığı stres, odaklanamama, konsantrasyon bozukluğu, başarısızlık, heyecan, korku, panik, kaygı, endişe, yetersizlik, eksiklik duygularıyla baş edemeyen, bunalan, sürekli erteleyen, öğrendiklerini hafızada tutamayan, özgüven sorunu yaşayan tüm öğrenciler bir öğrenci koçu ile çalışarak destek alabilirler.

 

 

  • Öğrenciler ilgi gösteriyor mu?

 

Öncelikle aileler tarafından yönlendiriliyorlar. Lisede özellikle üniversite hazırlık son yılında kendi isteği ile bize gelen çok öğrenci oluyor. Ailesi tarafında yönlendirilen öğrenciler, birlikte kaç soru çözeceğimizi, benim ona ne kadar ödev vereceğimi ya da hedefe nasıl kitlenip birlikte çalışacağımızı sanıyorlar. Tabi ki böyle değil; dersi onlar kendi başlarına çalışacaklar; bizim yapacağımız o dersi çalışmasının – anlamasının –öğrenmesinin önünde nasıl bir engel var; onu bulmak. Genelde sosyal yaşamda, aile içinde ya da okul hayatında yaşadığı bir olayın onun üzerinde bıraktığı etki (duygusal karşılığı) hayatının tümünü (özellikle de okul başarısını) olumsuz yönde etkiliyor. Biz öncelikle onların iç dünyalarına girip kendilerini nasıl hissettikleriyle ilgileniyoruz. Sınavlarda başarısız olduğunda neler hissetti, nasıl kararlar aldı, kim ona ne dedi, bu olumsuz hisleri durumu ruhsal olarak nasıl pozitife dönüştüreceğimizi anlatıp çalışma yaptığımızda her yanımdan ayrılan öğrenci ‘’kendimi çok iyi hissediyorum, hafifledim, rahatladım’’ diyerek çıkıyor. Dereceye girip başarılı olduklarında hem aileleri hem kendileri hemen arayıp bilgilendiriyor, mutluluklarını paylaşıyorlar.

 

  • Karşılaştığınız en önemli sorun nedir?

Aileler en çok çocuklarının başarı oranına bakıyor. Kaçıncı sırada, hangi yüzdeye girdi gibi odaklandıkları yer burası. Oysaki bir çocuğun önce iç dünyasındaki onu zorlayan, ilerlemesine engel olan negatif duygularının çözümlemesi gerekir ki çocuk odaklansın, hedefe yürüsün, istikrarlı olsun. Ayrıca ailelerin gözden kaçırdıkları en önemli sorun; dönüp kendilerine hiç bakmamaları. Çocuklara yarış atı muamelesi yapmaları. Hatta sürekli bir başka çocukla ya da diğer kardeşle karşılaştırmaları.

Her çocuğun yeteneği, sezgileri, becerileri, algıları, anlama ve uygulama kapasiteleri farklıdır. Herkes doktor, mühendis olmayacak. Müzisyen de, ressam da, sporcu da olacak gençlerimiz var. Öğrenci koçluğu programında sadece çocukla çalışmalar yapmayız. Anne ve baba ile de mutlak seans yaparız ki BİZİM ÇOCUĞA VERDİĞİMİZ ZİHİNSEL, RUHSAL ÇÖZÜMLEMELERİ ANLASIN, POZİTİF İLETİŞİM DİLİ KURSUN, ORTAK BİR SİNERJİ OLUŞSUN VE ONLAR DA AİLE BÜTÜNLÜĞÜ OLARAK BİRLİKTE HAREKET EDEBİLSİNLER. AİLE İÇİNDEKİ İLİŞKİLER NE KADAR SAĞLIKLI İSE ULAŞILAN SONUÇLARDA O KADAR TATMİNKÂR OLUYOR.

 

  • Mesajınız?

 

Çocukları dinleyin. Onlarla konuşun. Hayallerini sorun. Hatta sık sık hayal kurdurun. Onlara inanın ve Güvenin. Onlar yüksek bir bilinçle bu dünyaya geliyorlar.  Çocuklar anne babalarının öğretmenlerinin aile büyüklerinin vb. yetişkinlerin elinde yetenekleriyle yoğrulmalıdırlar. Onlar muazzam birer hamur; doğru şekli verdirmek biz yetişkinlerin görevi. Bu da içine neleri kattığımızla ilgili. Mutluluk, sevgi, şefkat, anlayış, hoşgörü, iletişim, empati, dinlemek, saygı, üretkenlik, yaratıcılık, çalışkanlık vs…

Bir öğrenci evinde huzurlu, keyifli, anlayış içinde, dinlenen bir çocuk değilse, okulda da ondan bu davranışları bekleyemeyiz.

ÇOCUĞUN İÇ DÜNYASI DÜZELMEDEN DIŞ DÜNYASI YEŞEREMEZ. ÇÜNKÜ İÇERDE NE VARSA DIŞARI O SIZAR…

İçeriyi de şekillendiren öncelikle anne babalardır. Bir çocuğa baktığımızda anne babası hakkında, aile içi duygusal bağları hakkında bilgi alırız. Çünkü çocuk ailesinin yansımasıdır. Çocuk başarısız olduğunda dönüp aynaya bakmayı unutmasınlar. Sonuca değil, sürece odaklanılmasını tavsiye ediyorum. Zira süreçten keyif almazsanız sonuç istediğiniz gibi olmayabilir

 

 

  • Eskişehir'de yaşamaktan memnun musunuz?

 

Türkiye’de yaşamaktan keyif aldığım en güzel şehir memleketim Eskişehir J

 

 

 

 

Paylaş